19 Mayıs 2011 Perşembe

Ortadan Kaybolduğum Üç Aydan Sonra Dönüş ve Su Böreği

Ortadan kaybolduğum son üç ayda ne oldu ne bitti eminim ki kimse merak etmiyor. Ama çok kısa bahsedeyim. Son üç ay benim için çok güzel geçti ve hala öyle. Şubat'ta gelen o blogspota erişimin engellenmesi hadisesi beni çok üzse de biraz dinlenmek ve uzak kalmak iyi geldi. Bu arada bloga dönüp dönmeme konusunda da düşündüm epey. Çok sık mutfağa girememek ve diğer hobilerimle de pek ilgilenememek beni biraz uzak tutuyor buradan. Haliyle bir soğuma oluyor. Ama buradayım ve devam edeceğim sanırım. Zaten geçen haftaki mutfak maceramızı yayınlamazsam da olmazdı :) Biraz zor bir işe kalkışmış olsam da sonucundan mutluyum.
O halde biz geçen haftasonuna gidelim ve ben -ve benim sevgili yardımcım^^ ne yapmışız bir görelim.


Su Böreği. İlk kez yaptığım bu böreği elimize yüzümüze bulaştırmadığımız için çok mutluyum :)

Nasıl yaptık? Hemen ona gelicem ama önce diğer fotoğraflar.




Malzemeler:
4 yumurta
4 çorba kaşığı su
Un, tuz
150 gr margarin veya tereyağı (eritilmiş)

Beyaz peynir, maydanoz.
NOT: Açtığınız yufkaları haşlamak için geniş bir tencerede 2 çorba kaşığı tuzla kaynayan su
Ve yufkaları kaynar sudan çıkarınca soğutmak için geniş bir kapta soğuk su.

Yapılışı: Hamur için; bir kaba yumurtalar kırılır. 4 çorba kaşığı su ve tuz da eklenerek iyice çırpılır. Un yavaş yavaş elenerek karıştırılmaya başlanır. Biraz sert bir hamur olana kadar un eklenir ve yoğurulur. 10-15 dk yoğurulur ve yine 10-15 dk dinlendirilir. Hamur unlu düz bir zemine alınıp 10 eşit parçaya bölünür. Her parça yuvarlak yapılır ve üstleri kurumaması için temiz bir bezle örtülür. Unlu zeminde tepsinin büyüklüğünde bir yufka açılır. Tepsinizin her tarafına gelecek şekilde 2 kaşık yağ sürülür ve ilk açılan bu yufka haşlanmadan tepsiye serilir. Üzerine 2 kaşık yağ sürülür. Diğer yufkalar da açılıp sırasıyla önce kaynar suda yaklaşık 1 dk haşlanıp, çıkarır çıkarmaz soğuk su kabına alınır (yufkalarınız büyükse bu işlemde birbirine yapışmaması ve tencereden rahat çıkarmak için yufkaları 2 ye kesebilirsiniz) Tepsiye yerleştirilip üzerine yine yağ sürülür. Bu işlem ilk 5 yufka için aynı şekilde devam eder. 5. yufka da serildiğinde üzerine yağ sürülmeden ince kıyılmış maydanoz ve ezilmiş beyaz peynir serpilir. Kalan 4 yufka da yine haşlanıp, soğuk suya konularak devam eder. En son kat için açılan yufka tepsi büyüklüğünde açılıp ve haşlanmadan üste serilir. Üzerine kalan yağ sürülür ve 200 derecede ısınmış fırında altı üstü kızarana kadar pişirilir.
Tavsiye: Fırından çıkarır çıkarmaz üzerine bir bez örtün. Üzerine yumurta sürülmediği ve haşlanmadığı için üst kat biraz sert olabiliyor. Ya da dilerseniz üzerine yumurta sarısını azcık sulandırıp her tarafına sürebilirsiniz.

Bizim ilk denememiz olsa da gerçekten iyi iş çıkardık.

20 Şubat 2011 Pazar

.. ...
....
Yazacak bişey bulamıyorum :(
Aslında herşeyi buraya dökebilecek olsam pembe dizi gibi bir hayatım var. Çok eğlenirdiniz eminim. Merakla beklenirdi bir sonraki yapacağım :))) Ama göz önünde olan hayatım sadece iş, ev, kurs üçgeninde geçiyor. Son zamanlarda buna bir de spor eklendi tabi. Artık bir üçgenin değil de dörtgenin içerisinde, hamster misali koşup duracağım. Hamsterlar bir çemberde koşarlar aslında.. Neyse...
İş hayatımda yenilikler var. Hani sevmiyorum etmiyorum diyordum ya. Aslında öğrenmeye başladıkça ve konulara hakim oldukça güzel gitmeye başladığını farkettim. Sıkıntılar azaldı. Artık çok da işkence gibi gelmiyor. Gerçi bunda maaş zammının da etkisi olabilir :)))
Kursta ise son kura geldim. İngilizcem gerçekten ilerledi. Çok daha iyi anlıyor ve konuşuyorum. Ama direkt bir soruyla karşılaştığımda zınk diye kalıyorum hala. Gerçi o da çok sık olmuyor. Dikkatimi daha iyi verebildiğimde kolay aktarabiliyorum düşüncelerimi ingilizceye.
Evdeki hayatım Defne'den sonra biraz değişti. Defne'nin annesi olan ablamda yiyoruz genelde akşam yemeklerimizi. Önceden yemekten sonra hemen eve gelirdik. Mutfağa girmeye vaktim olurdu bazen. Bazen de pc başında geçirirdim tüm o vakti. Şimdi ise yemekten hemen sonra gelmiyoruz eve :)) Defne'yi seviyoruz, onunla vakit geçiriyoruz. Eve geldiğimizde de eskisi kadar çok vaktimiz olmuyor. Dolayısıyla mutfakta pek sık zaman geçiremiyorum. Onun dışında komşularımızdan acayip şikayetçiyiz. İnsanlar bu kadar düşüncesiz ve dikkatsiz olabilirler mi diye düşünüyorum. Ya da binaları yapan müteahhitler bu kadar mı berbat binalar yaparlar. Yeni bir bina olmasına karşın ne ısı yalıtımı, ne ses yalıtımı hiçbişey yok. Yukarıdakilerin gülüşmelerini ya da aşağıdaki soğlak sesli kızın konuşmalarını dinlemek zorunda kalıyoruz. Bu yüzden eğer yeniden taşınacak olursam felan mutlaka bu konulara dikkat edeceğimi de kafama not ettim.
Spora ise yeni başladım. Henüz bir düzene oturtamadım ama bu konuda gayretliyim. Zaten spora başlamadan önce birkaç kilo vermiştim kendiliğinden. Şimdi biraz sıkılaşıp bikaç kilo daha vermekte sıra. Bunun için de düzene sokmalıyım o işi hemen. Bu yaz ortalığı sıcaklar değil ben kasıp kavurucam :P hahaa.. Yok be çok iddialı oldu.

Alttakiler bugün yaptığım haşhaşlı ve limonlu kurabiyeler. Arasında da kendi yaptığım limonlu krema var.




Haşhaşlı ve Limonlu Kurabiye

Malzemeler
125 gr. margarin
2 su brd. un
1 su brd. pudra şekeri
1 limonun rendelenmiş kabuğu
2 yemek kaşığı limon suyu
2 yemek kaşığı haşhaş
Yapılışı: Margarini dilimleyip bir karıştırma kabına alın. Pudra şekerini ekleyip bir çatal ile iyice ezerek karıştırın. Unu ve kalan malzemeleri de ekleyip yoğurun. Hafifçe unlanmış bir yüzeyde, oklava ile 2mm kalınlığında açın ve dilediğiniz bir kalıp ile kesin. Önceden ısıtılmış 150 derecelik fırında 10-12 dk. pişirin. 

Dolgu Kreması İçin:  1 yumurtayı yarım limonun suyuyla çırpın. 1 su brd. sütte 1 kaşık mısır nişastasını eritin ve küçük bir tencereye aktarın. Yarım su brd. tozşeker ve limonlu yumurta karışımını da ekleyip, kısık ateşte karıştırarak pişirin. Onu soğumaya bırakıp (arada bir çırpın ki kalıp gibi kalmasın), bir kasede 1 çay brd. kremayı mikserle çırparak yoğunlaştırın. Soğumuş olan limonlu karışımı da ekleyip karıştırmaya devam edin. Birbirine iyice karışıp pürüzsüz bir hal alınca artık hazır.

Kek, kurabiye, tart gibi yiyeceklerde dolgu malzemesi olarak kullanabilirsiniz. Hava almayan bir kavanoza konulduğu takdirde birkaç güne kadar bozulmadan buzdolabında kalabilir. 

Uğradığınız için teşekkürler ;)

22 Ocak 2011 Cumartesi

Bu Sabah Ben..

..haftaiçi asla uyanamayacağım bir saatte uyandım.
..kendime güzel bir kahvaltı hazırladım.
..Beşiktaş'a randevuma yetiştim.
..Güneşli sabahın keyfini çıkardım.
..Mutluyum, huzurluyum :))

Sabahki kahvaltım için kendime meyve ve bal eşiliğinde pancake ziyafeti çektim.
Üzerine krem peynir ve vişne reçeli sürülmüş krepi hep çok sevmişimdir. Ama görüntüsü itibariyle pancake'i(amerikan tarzı) daha çok seviyorum. Arada bir kahvaltıda değişiklik istediğimde yapardım.
Bu sabah da değişiklik olsun dedim.


 
 
Tek kişilik Pancake İçin;
1 su brd. un
3/4 su brd. süt
1 yumurta
1 çorba kaşığı tozşeker
Azcık tuz
1 çay kaşığı kabartma tozu
Tereyağı veya margarin

Unu, şekeri, tuzu ve kabartma tozunu iyice karıştırıp ortasını hafifçe açıyoruz. Yumurtayı bir kasede biraz çırpıp una ekliyoruz. 1 su brd. sütü de ekleyip iyice çırpıyoruz. Karışımımız koyu ama akışkan bir hamur olmalı. Teflon bir tavaya çok az tereyağı koyup eritin. İsterseniz yağ kullanmayabilirsiniz de. Ocağın altı orta derecede ayarlı olsun. 1 kepçe hamuru tavaya yavaşça dökün. Hamuru çok yaymadan birkaç dk. pişirin. Üstünde delikler oluşup kenarları pişmeye başlayınca bir spatula ile çevirip diğer tarafını da kızartın. Aynı şekilde bütün hamuru pişirin. Servis için dilediğiniz meyveleri, bal, reçel, peynir gibi sevdiğiniz şeyleri kullanabilirsiniz. Ben muz, elma ve bal kullandım.
Afiyet olsun.
Tasarım:Sawako Kuronuma