24 Nisan 2015 Cuma

Karnabahar Lokmaları

Merhabalar.
Biraz hastayım bugün. Ofiste çıngar çıkarasım var^^ Bir kaza olmadan eve atmak istiyorum kendimi.
Sinüzitim coştu yine. Gözümdeki gözlük bile fazla geliyor. Geçen gün, bu güzelmiş, öncekine göre hafif dediğim gözlüğü taşıyamıyor şuan burun kemerim. Gözlerim de şişti. Başım da ağrıyor. Nefes de alamıyorum. Bitmişim ben! Zaten dün de fırında sütlaç yapıyorum diye mahvettim fırını :( Çok mu doldurdum kaseleri naptıysam bir türlü kızarmak bilmedi. Bir de altındaki su dolu tepsiyi de aldım batırdım bütün fırını. Onu temizliyorum diye bütün kollarım bacaklarım çiğ olmuş ağrıyor :(( Sütlaçlarım da yarıya indi :((
Ama keyifliyimmmmm yine deeeee :)) Bir haftanın daha sonuna geldik çünkü. Vııızztttt! diye geçecek olsa da önümüzde bir hafta sonu var bizi bekleyen.
Geçen hafta sonu kendime ziyafet verdim yine. Sezonu bitmeden siz de yapın, beğenin diye hemencik yazasım vardı bu tarifi ama araya başka şeyler girdi ve bugüne kaldı. Neyse ki söz verdiğim gibi bu hafta bitmeden yayınlıyorum.
Karnabahar lokmaları. Aslında yabancı abilerimiz, ablalarımız bunlara "cauliflower tots" demişler.  Tots 'yudum' demek olduğu için ben de onu 'lokma' diye çevirerek yazmak istedim tarifimde. Köfte diye de çevirebiliriz.
Epey bir süre önce Pinterest'te rastlamış, görmüş, beğenmiş, kendime yar edeceğim bir gün seni demiştim bu tarif için. Eh zamanı da gelmiş, geçiyordu bile. Neyse ki sonunda denedim. Tabi rahat durmadım, sitedeki tarife bir de patates ekledim. Çünkü tek başına karnabahar fikri dürttü beni biraz. Ama iyi ki denemişim. Çok sevdim ve hafta içi tekrar yaptım. İlk yaptığımda dondurucuya attığım ekmek içlerini kullandım, ikincisinde ise galeta unu. Tek fark; ilk harcım daha suluydu pişmeden önce, ikincisi ise daha kuruydu. Tabi galeta unuyla olanı daha kolay şekil aldı, daha kuru olduğu için. Ama tatlarında ve piştikten sonraki yapılarında bir fark olmadı. İkisiyle de deneyebilirsiniz.
Bu tarif "aman canım bugün tencere yemeği yemeyelim" dediğinizde kızarmış tavuk yanına yapabileceğiniz, ya da benim gibi film izlerken ketçaba, mayoneze bana bana atıştırabileceğiniz bir tarif.
Karnabahar Lokmaları
Malzemeler (2 kişilik)
1 cup pişmiş, kıyılmış karnabahar
1 adet küçük boy soğan
1 adet küçük boy patates
1 yumurta
1/2 cup ekmek içi veya 2 yemek kaşığı galeta unu
Birkaç dal maydanoz
1 yemek kaşığı kadar tulum peyniri veya otlu peynir veya cheddar peyniri
1/4 çay kaşığı karabiber
1/2 çay kaşığı kekik
Tuz

Yapılışı
  • Öncelikle karnabaharı çiçeklerine ayırın ve buharda pişirin. Hafif diri kalmalılar. Pişen karnabaharları bir peçete üzerinde kurutun. Birkaç dakika bu şekilde soğutun. Sonrasında bıçakla incecik kıyın. Rondo veya robot kullanırsanız da çok ufalanmasına izin vermeyin.
  • Patatesi soyun ve rendeleyin. Bir kaseye alıp üzerine biraz tuz serpin ve karıştırın. Bu şekilde beklemeye bırakın.
  • Soğanı incecik doğrayın ve 1 yemek kaşığı kadar sıvıyağda pişirin. Renk değiştirmeden ocaktan alın.
  • Patatesler iyice suyunu saldığında elinizle bastırarak tüm suyunu sıkın.
  • Maydanozu incecik kıyın.
  • Bütün malzemeleri (soğanı yağıyla birlikte, zaten bir şey kalmıyor pek) bir kaba alıp bir kaşıkla iyice karıştırın.
  • Bir tatlı kaşığı dolusu malzemeyi avucunuzda sıkarak şekillendirin ve yağlı kağıt serili tepsiye dizin. Tüm malzemeyi bu şekilde şekillendirerek bitirin (benim harcım suluydu, suyunu biraz sıkarak devam ettim, galeta unu kullanırsanız çok sulu olmayacaktır.)
  • Önceden 200 derecede ısınmış fırında 10-15 dk altları kızarana dek pişirin. Üstleri henüz kızarmamışsa tepsiyi çıkarıp terslerini çevirin ve bu şekilde biraz daha kızarmalarını sağlayın.
  • Sıcak veya soğuk olarak yiyebilirsiniz.
Afiyet olsun!
Keyifli, bol güneşli hafta sonları dilerim.
Sevgiler.

20 Nisan 2015 Pazartesi

Yeşil soğanlı, Peynirli Gözleme

Merhabalar!
Herkese güzel, parlak, sağlıklı ve mutlu bir hafta dilerim.
Bu hafta sık sık yazacağım çünkü vakitlerini geçirmek istemediğim birkaç tarifim var. Son iki hafta sonlarında epey çalıştım mutfakta. Bakmayın çalıştım dememe, hepsi de karnım acıkınca hedefime kilitleniyor oluşumdan ortaya çıkan tarifler. En pratiğiyle başlayacağım bugün.
Önce elde açma hamurla yapmak için yerimden kalktığım, ama mutfağa varınca karşılaştığım hüzünlü sahne (aşağıda o sahneyi görebilirsiniz) sonucu, neyse ki evde taze yufkalarım var diyerek rahat bir nefes aldığım yeşil soğanlı, peynirli gözlemelerim.
Aslında bu gözlemeleri yeşil soğanlı yapmak zorundaydım. Ablamın bir akşam, canım yeşil soğan istedi gelirken alsana demesiyle koca demet yeşil soğanı -ki güya en azını seçtim, ama hepsi aynıydı, alıp eve götürdüm. Tabi ablamın yiyeceği 3-5 dal, neyse o da git gel epey yemiş. Ama bir hafta geçti, ikinci haftaya ben başladım bunlar yine mi çöpe gidecek diye düşünmeye. Ona kat, buna kat, her şeyi yeşil soğanlı yemeye başladım ama bir dal iki dal tabi benim kullandığım da. Bitmek bilmiyor o da. Bu gözlemeleri de yeşil soğanı kullanmak için yaptım yani. Artık ikinci haftanın sonunda söylene söylene tüm yeşil dalları bitirdik. Ama hala sapların çoğu duruyor dolapta. Her şeyi yeşil soğanlı yemeye devam yani.. Hayır anlamıyorum neden bunları daha küçük demetler halinde satmazlar ki? İki kişi yaşayan veya tek yaşayanlar yeşil soğan yiyemeyecekler mi? Ya da alıp çöpe mi atalım içimiz sızlaya sızlaya? Uyuz oluyorum işte buna. Ispanak da öyleydi eskiden. Neyse ki bazı yerlerde kök kök satmaya başladılar. Marul, kıvırcık da öyle sürünüyor bizim evde. Tamam onlar doğası gereği büyük oluyorlar ama bizi de düşünün yauv :P
Evet içimi de döktüm güzelce, şimdi tarife geçebilirim :)
Bu arada bu  gözlemeleri yaparken çeyrek yufkayı nasıl istediğim gibi, düzgünce kare şeklinde ve içli kısmın tek kat kalmayacağı şekilde katlayacağımı da öğrendim, çok gururluyum^^ Yufkayla gözleme yaparken hep içime oturmuştur içli kısmı tek kat bırakmak. Katlarken hep üste koyardım çünkü yandaki kısımları.
Yeşil soğanlı, Peynirli Gözleme
Malzemeler
Yufka
Beyaz peynir
Kaşar peyniri rendesi
Yeşil soğan
Sıvı yağ

Yapılışı
Öncelikle yeşil soğanı doğrayın. Ezilmiş beyaz peynir, rendelenmiş kaşar peyniri ve çok az sıvıyağla birlikte karıştırın. Dilerseniz pul biber de ekleyebilirsiniz.
Bir yufkayı 4'e bölün. Çeyreklerden birini önünüze orta-üçgen ucu sağda kalacak şekilde serin. Ortasına kare şeklinde iç harçtan yayın.
1. aşamada olduğu gibi üst ucu katlayın ve 2. aşamadaki gibi kalan kısmı katlayın.
3. aşamadaki gibi soldaki kısmı da katlayın ve 4. aşamadaki şekilde de katladıktan sonra, altta kalan katlanmamış kısmı yufkanın altına doğru katlayın. Katladığınız kısım üstte kalacak şekilde ters çevirin.
Kalan uçları arada kalan katların içine kıvırın. Hiç bir uç açıkta kalmayacak ve içli kısım katların ortasında kalacak.
Çok az yağlanmış tavada, kısık ateşte, her iki tarafını da pişirin.

İşte böyle. Yanına çay, domates, biber, zeytin, yumurta.. En güzel kahvaltı.
Afiyet olsun.
Bu da yukarıda bahsettiğim hüzünlü sahne. Markete gitmeye üşenen biri için en hüzünlü şey böyle dibi gelmiş paketlerle karşılaşmak :S

Görüşmek üzere.

19 Nisan 2015 Pazar

Bademli ve Hindistancevizli Trüf / Şekerleme

Geçenlerde bahsetmiştim ya artık harcamalarıma dikkat edeceğim, para biriktireceğim, gezeceğim tozacağım tutmayın beni diye. Hah işte "para biriktirmeye başladım" demeyeceğim maalesef.
Her zaman olduğu gibi yapacağım dediğim şeyin tam da tersini yapıyorum yine. Bol bol gereksiz ıvır zıvır alıyorum, mutlu ediyorum kendimi :) Bilerek değil tabi, şimdi farkına vardım bunun da tam tersini yaptığımı.
Şöyle ki; bu şahıs ne zaman kesinlikle şunu yapmalıyım dese tam da tersini yapıyor. Hayır, isteyerek değil. Olaylar öyle gelişiyor. Ya da bilinçaltı bir güzel oynatıyor kendisini ve tersini yapmasını sağlıyor, bilemiyorum. Ne zaman şu zamana kadar kilo vermeliyim, bu hafta işyerinde salata yiyeceğim, bu akşam yemek yemeyeceğim gibi şeyler düşündüğümde, -ki aklımdan geçmesi yeterli, daha çok yiyorum. Hep aç hissediyorum, ya da olaylar öyle bir gelişiyor ki o gün ziyafet oluyor ve ben de katılıyorum mecbur^^
İşte o gün de o lafı dedim ya, bir açıldım pir açıldım. Gerekli bir sürü şey satın aldım. Tamam birkaçı gerekliydi gerçekten ama mesela geçenlerde yaptığım IKEA alışverişi hiç de gerekli değildi. Hava alayım, bir kaç tane de mutfak havlusu almam gerek, gitmişken halledeyim dedim. Aman onlar da öyle cici şeyler getirmişler ki, 3 lira 5 lira derken coşturmuşum çantayı.
Neyse aldık madem kullanmak gerek diyerek, hatta sırf onu kullanabilmek için şekerlemeler yapmaya karar verdim. Zaten dolapta bekleyen, beni biraz hayal kırıklığına uğratan eritme şekerlerimi de kullanmak gerekiyordu yavaş yavaş. Bir de, bununla ne yapsam diye düşündüğüm kavrulmamış bademlerimi sonunda kullanabilirdim. Bir de, alıp da masaya fırlatıverdiğim ve iki haftadır dokunmadan aynı şekilde beklettiğim iki paket hindistancevizi vardı. Hepsini birleştirdim işte :))

Bademli ve Hindistancevizli Trüf / Şekerleme
Malzemeler
1/2 cup kavrulmamış badem
1/2 cup hindistan cevizi
1/2 cup pudra şekeri
1-2 damla badem aroması
2 yemek kaşığı krema
Dış kaplama için renkli eritme şekeri 
(Beyaz çikolata renklendirilerek veya bitter ve sütlü çikolatalar ile de yapılabilir)

Yapılışı:
Öncelikle tencerede biraz su kaynatın. Hemen yanına da soğuk su dolu bir kap hazırlayın. Bademleri kaynar suya ekleyip 30 sn kadar bekletin.
 Bir kevgirle bademleri süzün,
Hemen yandaki soğuk suya bırakın.
Bademleri tek tek çıkarıp parmaklarınızla sıktığınızda kabukları soyulacaktır.
Soyulan bademleri temiz bir havluyla kurutun. Birkaç dakika bu şekilde bekletin, üzerindeki nem gitmeli.
Bademleri rondoya/mutfak robotuna alın, hindistan cevizi ve pudra şekerini ekleyin.
 Rondoyu yüksek ayarda 1-2 dakika, kısa aralıklarla çalıştırın. Tüm malzemeler incecik olmalı.
 Karışıma kremayı ve badem aromasını ekleyin ve bir kaşıkla iyice karıştırıp hamur haline getirin.

Eritme şekerlerini benmaride eritin. Kalıpların her birine birer çay kaşığı dolusu bu şekerden koyun. Çay kaşığının arkasıyla kalıbın her tarafına güzelce sürün. Buzdolabında 5-6 dk donması için bekletin.
Badem hamurundan fındık büyüklüğünde parçalar koparıp elinizde yuvarlayın ve kalıplara yerleştirin. Son olarak üstlerini de şekerle kapatın. Güzelce düzleyin üstlerini ve donması için buzdolabında beklemeye bırakın. 10-15 dk sonra, şekerler iyice donduktan sonra kalıbı ters çevirin ve hafifçe her bir tepeyi iterek şekerin kalıptan ayrılmasını sağlayın. Eğer ayrılmıyorsa kalıbı yavaşça bükerek çikolatanın kenarlardan ayrılmasını sağlayın. Tekrar alttan iterek çıkarın. Kolayca ayrılacaktır. 

NOT:
  • İçerisinde krema kullanıldığından buzdolabında bekletilmeli ve 3 gün içerisinde tüketilmelidir.
  • Kullandığım eritme şekerleri yurtdışında Candy Melts adıyla satılıyor. Türkiye'de rastlamadım. Ben elimdekileri değerlendirme amacıyla onları kullandım ancak çikolata çok daha güzel olacaktır bu tarifte. Beyaz çikolatayı renklendirerek de renkli şekerlemeler yapabilirsiniz.

Tasarım:Sawako Kuronuma