29 Haziran 2016 Çarşamba

Bir diyet mevzusu ve bir diyet yemeği olarak Semizotu

Yine kara bir gün, yine kara bulutlar güzel ülkemiz üzerinde.
Güzel, aydınlık günler beklerken böyle hain saldırılarla, böyle kalleşçe yapılan planlarla karşılaşmak biraz daha umudumuzu köreltiyor. Allah'tan rahmet diliyorum tüm ölenlere, acil şifalar versin yaralılara. Ve geçit vermesin ülkemizi kana bulamak isteyenlere.
...
Geçenlerde diyet yaptığımdan biraz bahsetmiştim.
Senelerdir sık sık diyete başlayıp kısa süre sonra bırakıyordum. Birkaç kilo verince tekrar aynı düzenime başlıyordum. Son 5-6 senedir, daha öncesinde hiç görmediğim rakamlara ulaşmış olmak ve bunları geri veremiyor olmak beni üzüyordu. Her daim tombul olan yanaklarım artık bağımsızlıklarını ilan etmek istiyorlardı^^ Dolayısıyla mutsuzluk diz boyu idi epeydir. 68-73 arasında gidip gelmeler, yirmili yaşlarımı da bitirmek üzere olmam beni strese soktu. Üstelik bu sene evliliği de düşünüyordum. Düğün fotoğraflarımda da tombul çıkmak istemiyordum. Böylece Aralık ayında diyetisyen yardımı almaya karar verdim. Su toplamaya yemin etmiş bir vücut, ufak tefek sağlık sorunları, bende fazlasıyla bulunan iştah ve hamur işi düşkünlüğü olayı biraz taşlasa da; yine aynı vücudun gayet iyi (maşallah) bir şekilde yağ eritiyor olması, çevremdekilerin desteği, benim de biraz kararlı olmamla epey kilo verdim.
Diyete başlarken bu kadar uzun süre dayanabileceğimi düşünmemiştim. Bir yerde tamam yeter diyip bırakacağımı, asla 2 litreden fazla su içemeyeceğimi, sürekli ara öğün yiyip iş yerinde, evde sürekli tıkınıyor görüneceğimi, çok aç kalacağımı, bitkin düşeceğimi falan düşünmüştüm. Ancak çok acıktığımı pek fazla hatırlamıyorum. Hatta tek öğünde yazanların hepsini yiyince acayip şişiyorum. Su olayını rutine oturttum ve artık 2,5 - 3 litreye yakın tüketiyorum. Ara öğünler beni zorlamayacak, elimin altında, göze batmayacak yiyecekler olduğu için çekinmiyorum. Bazı haftalarda su atmak için az yediğimden halsizlik hissettiğim oldu ama buna hazırlıklıydım ve kontrollüydüm.
Bu diyetle birlikte anlamış oldum ki, tek tip beslenmek (daha önceki kendi deneyimime göre söylüyorum), öğün atlamak (yine kendi deneyimlerim) sofradan aç kalkacak şekilde az yemek (bunu da denedim) gibi yöntemler pek sağlıklı değilmiş. Özellikle kan şekeri ile ilgili sorun yaşayanlar için.
10 kilo verdim diye diyet ustası kesilmedim tabi başınıza, ancak kendi başınıza dahi yapıyor olsanız, mutlaka dengeli beslenerek kilo vermeye özen göstermenizi tavsiye ederim.
Aç kalmak, öğün atlamak, tek tip beslenmek bir hayat tarzı olamayacağı için, normal yaşantınıza döndüğünüzde verdiklerinizi kat be kat almanız mümkün. Ancak dengeli ve düzenli beslenmek, tok olmak bir yaşam biçimi olabilir. Bunu bütün hayatınıza yaydığınızda ise ideal kilonuza ulaşmanız ve onu korumanız daha kolay olacaktır.
Diyetimde yiyecekler yönünden sıkıntı çekmedim. Ancak çalıştığım ve işyerimin de çevresinde düzgün ev yemekleri yapan bir yer olmamasından dolayı öğle yemeklerinde biraz sıkıntı yaşadım.
Kimi zaman dışarıdan söylediğim yiyecekleri diyetime uyarladım, kimi zaman -özellikle sebze günlerinde, evden getirdim yemeğimi. Bol yağla yapılmış, fazla tuzlu yiyecekler bana zararlı olduğu için tüketmemeye özen gösterdim. Her öğün yediğim salatalarımdaki yağı ve tuzu keserek mümkün olduğunca vücuduma yeni yağ ve tuz sokmamaya çalıştım.
Bu süreçte semizotu bazı günlerimi kurtaran bir yiyecek oldu. Semizotu içeriği fazlasıyla besleyici olan bir sebze. Antioksidan içeren A ve C vitaminlerini bolca barındırıyor ve kalorisi de çok düşük olduğu için diyetlerde bolca tüketilmesi tavsiye ediliyor. Ben bazen çiğ olarak yoğurtla tükettim, bazen salatama yeşillik olarak ekledim. Bazen de sıcak bir şeyler yemek istediğimde domates ve bulgurla karıştırarak yemeğini yaptım.
Bugün de bu yemeğin tarifini vermek istiyorum.

Bulgurlu Semizotu Yemeği
Malzemeler
2 orta boy domates
1 bağ semizotu
2 yemek kaşığı bulgur
1 yemek kaşığı zeytinyağı

Yapılışı
  • Domatesler yıkanıp, soyulur. Küp küp doğranıp tencereye alınır. Üzerine zeytinyağı ve bulgur eklenip karıştırıldıktan sonra kapağı kapatılır. Kısık ateşte pişirilir.
  • Bulgurlar pişince semizotu tencereye eklenip karıştırılır. Kapağı açık pişirilir.

Yanında 1 dilim tam buğday ekmeği, bol yoğurt ve salata ile tüketildiğinde gayet doyurucu ve besleyici bir yemek oluyor.
Diyet yapanlara, dengeli beslenmeye özen gösterenlere kolaylıklar diliyorum.
Üzerine gölge düşen bayramımızı şimdiden kutlarım. Birlik olma günü bugünler, birlik olabilmeyi dilerim.
Sevgiler.

9 Haziran 2016 Perşembe

Tane Beyaz Fasulye Piyazı

Merhaba!
Son zamanlarda bloğa verdiğim araları toplasak buradan köye yol olur değil mi :))
Bir süre daha böyle olsun da, gönlünü alacağım bloğumun.
Evlilikle birlikte yeni ev kurma telaşı da pakete eklendiğinden, bir düzene girene kadar kendimi dinlemek istiyorum. Dinlenmek istiyorum. Gerçi biz çok yorulmadık düğün kısmında, ama ev kısmı yorucu oldu. Tadilatlar, alışverişler, karar vermeler, eşya taşımalar zorladı bünyelerimizi. Neyse ki şimdi düzenimiz yavaş yavaş oturuyor. Bir ara oturup fotoğraf düzenleyebilirsem eğer, bir düğün yazısı da yazmak istiyorum. Kısmet.. :)
Eveeet, bugünkü asıl konumuz piyaz. Fasulye piyazını eskiden annem de ablam da sık sık yapardı. Ama son birkaç yıldır pek denk geldiğim söylenemez. Evi toparlayıp yeni eve taşırken ablamla ganimetlerimizi de paylaştık elbette. Annemden gelen konserveler, kurular gibi erzağımızın çoğu benim oldu. Eee 3 büyük şişe beyaz tane fasulyeyi ne yapmalı? Bir şişesini piyaz yapmaya karar verdik. Bol otlu, nefis bir fasulye piyazı.
Tane Beyaz Fasulye Piyazı
Malzemeler
(1 kg şişe) Konserve fasulye
4-5 dal maydanoz
4-5 dal dereotu
2-3 yaprak yeşil soğan
1 büyük soğan
1 limonun suyu
Zeytinyağı
Tuz

Yapılışı
  • Yeşillikleri güzel yıkayın, suyunu iyice süzdürün. İnce ince doğrayın
  • Fasulyeyi bir süzgeçe alın. Üzerinden birkaç kez su geçirin, iyice süzdürün.
  • Soğanı ay ay doğrayın. Geniş bir kaseye alın ve üzerine diğer tüm malzemeleri ekleyin.
  • Tüm sos malzemelerini de ekleyin ve fasulyeleri ezmeden güzelce karıştırın.
  • Servise hazır.
Sos malzemelerini zevkinize göre ayarlayabilirsiniz. Hatta ekşi erik sosu da çok yakışacaktır.

Görüşmek üzere.
Sevgiler ♥


17 Mayıs 2016 Salı

Cherry Domatesli Tart

Şu son aylarda kafam allak bullak olduğu için ve evde de pek vakit geçiremediğimden mutfağımı biraz boşladığım doğrudur. Hiç bir şeyler pişirmedim değil elbette ama genelde sadece karın doyurmak için pişirdim gibi bir şey. Zaten onları ayrıca yayınlayacağım, diyet yemekleri olarak.
Ancak ilk olarak, geçen haftalardan birinde pişirdiğim, hangisiydi bulamıyorum beynimin içinde^^, domatesli tartımı paylaşmak istiyorum.
Epey uzun bir zamandır aklımdaydı cherry domateslerle bir tart yapmak. Hem görüntüsünden çok hoşlandığım için, hem de tadını seveceğimden emin olduğumdan aklımın bir köşesinde bekliyordu. Hafta sonunda boş kaldığım anlardan birinde yaptım bu tartı.
Hem kendi diyetimden, hem de artık etrafımda yediklerine dikkat etmesi gereken birçok insan olduğundan, hamurlarımda daha çok tam buğday unu kullanıyorum. Yağ kullanılacaksa miktarı azaltıyorum, zeytinyağı veya tereyağ kullanıyorum. Hamurların kıvamını ayarlamak için tereyağı fazla kullanmak yerine, yoğurt ve süt de kullandığım oluyor.
Bu tartta da hamuruma beyaz peynir ilave etmeyi, bol tereyağı yerine biraz yoğurt ve zeytinyağı kullanmayı tercih ettim.

Tam Buğdaylı, Peynirli Domatesli Tart
Malzemeler
1,5 cup tam buğday unu
1/2 cup beyaz un
1 cup beyaz peynir
2/3 çay brd. zeytinyağı
1/2 su brd. sulu yoğurt
Tuz

8-10 adet cherry domates
1 su brd. süt
Yarım paket taze krema
1 yemek kaşığı un
1/2 cup lor peyniri
1 yumurta
2 dal taze sarımsak
Kekik
Karabiber, tuz

Yapılışı
  • Öncelikle domatesleri yıkayın, ikiye kesip sap kısımlarını temizleyin. Bir borcama veya tepsiye zeytinyağı sürün. Domatesleri kesik tarafları yukarı bakacak şekilde dizin ve 200 derecede ısınmış fırında 10-15 dk pişirin. Fırından çıkarıp ters çevirin ve 10 dk da bu şekilde pişirin.
  • Hamur için unları bir kaba alın, tuz ekleyip karıştırın. Üzerine tereyağı alıp çatalla ezerek karıştırın. Beyaz peyniri de ekleyip ufalayarak karıştırın. Yoğurdu ekleyip çatalla tekrar karıştırın. Unlu ve topak topak parçalar olacak. Avucunuzda sıktığınızda birleşen bir yapısı olmalı, olmadıysa az daha yoğurt ekleyebilirsiniz.
  • Yağlı kağıt serili tepsiye dökün hamuru. Ellerinizle sıkarak ve bastırarak şekil verin. İsterseniz tart kalıbında da yapabilirsiniz. (Ben dikdörtgen şekil olsun istediğim ve kalıbım da olmadığı için elle şekillendirdim.) Çatalla her tarafında delikler açın. Önceden ısınmış 180 derecedeki fırında hafifçe kızarana dek pişirin. Soğumaya bırakın.
  • Bu sırada bir kasede krema, yumurta, lor, sarımsak, baharatlar ve unu çatalla çırpın. Süt ekleyip karıştırın.
  • Soğuyan tart tabanının üzerine yavaşça dökün. Taşırmamaya ve akıtmamaya özen gösterin. Kenarlarda çok boşluk kalırsa azıcık daha lor ve süt ekleyebilirsiniz.
  • Üzerine pişen domatesleri de, kesik yüzleri yukarı bakacak şekilde yerleştirin. Üzerine son olarak kekik serpiştirin ve önceden ısıttığınız 180 derecedeki fırında 20-30 dk pişirin. (Süreyi kendi fırınınıza ve sütlü kısmın durumuna göre artırıp azaltabilirsiniz. Ben süreye çok dikkat etmemişim bu sefer^^ ) 
  • Sütlü kısım koyulaşınca fırından çıkarabilirsiniz. Ilıdığında tüketmenizi tavsiye ederim.
Afiyet olsun!
Görüşmek üzere.
 
Tasarım:Sawako Kuronuma