27 Haziran 2012 Çarşamba

Haşhaşlı Ve Cevizli Çörek, Kendini Tanımaca

Merabayın gönül dostlarım ;) Biraz laubaliyim bugün affedin. Size kendimden bahsedeceğim.

26 yaşında biri nasıl olur da kendini tanıyamaz söyleyin bana? Ben mi çok yaşadım sanıyorum, tecrübe edindim hayatta sanıyorum, yoksa bu 26 yıl daha bir hiç mi bilemiyorum. Ben ki; ilkokul hayatı boyunca tenefüslerde çok nadir bahçeye çıkmış, mahallede kendinden küçük erkek çocuklardan dayak yiyen, lisede 2-3 kişi dışında arkadaş edinememiş, hatta ilk hafta sınıfıma alıştım diye, daha sonradan teklif edilen okulun "anadolu" kısmına geçmeyi reddetmiş, üniversite 1. sınıfta okulun kantinine, bahçesine gitmemiş, anca 2. sınıfta arkadaş zorlamalarıyla kantine girdiğinde, kantinciden yeni kız muamelesi görmüş, hep karşılıksız aşık olmuş, öylece uzaktan bakmış, okul bitip de İstanbul'a gelince bir minibüsle babaannesine gitmeye çekinen, yanında biri olmadan dışarı çıkamayan, 2-3 yıl boyunca evde oturup online oyunlar oynamış, tüm gençliğini pısırık biri olarak geçirmiş, asosyal kıvamında bir insanım. Bu benim en çok görünen yüzüm. Çevremdekilerin gördüğü..

Bir de şöyle bir Deniz var çok az insanın gördüğü; içi içine sığmayan, sürekli yeni şeyler denemek isteyen, hala tasarımcılık hayalleri kuran, hatta artık "bir gün iç çamaşırı tasarımcısı olacağım, seksi şeyler dikeceğim" diyebilen, gizli işler çeviren, çok agresif, sinirlendiğinde gözü dönen, patronuna postayı koyup arada ayar verebilen, asi, başkaları için kavga edebilen, alışkanlıklarını bırakamayan, hatta "iyi ki sigara içmiyorum yoksa asla bırakamazdım" diyen, iradesiz, ama son zamanlarda 10 kilo verebilmek için iradesini gerçekten zorlayabilen ve 5'ini veren :), erkek arkadaşına çıkma teklifi etmiş, mutfağa girmeye hiç üşenmeyen, tek başına artık istediği her yere gidebilen, hala kuşlar, karıncalar dahil tüm hayvanlardan korkan, depresyondan depresyona sürüklenen, kimsenin aklının hayalinin almayacağı şeyleri yapabilen..

İlk bahsettiğim Deniz hala oralarda bir yerlerde.. Zamanla değişmişsin, gelişmişsin, geçmişte öyleymiş o demeyin. O hala öyle duruyor. Arada ortaya çıkıp sen böylesin diyor. Kendini hatırlatıyor bana.

Şu sıralar kendimi sorgulamaktayım. Yaptıklarım ve göründüğüm o kadar farklı ki. Sen kimsin diye soruyorum kendime. Kimlik bunalımı dedikleri bu mu acaba? Hem bunu ergenlikte yaşamam gerekmiyor muydu benim? Orta yaş bunalımı desek, onun için de çok erken değil mi?

Ha! Haşhaşlı çörek mi? Tarifi aşağıda. Kendisi cevizle birleşince, tek kelimeyle mükemmel oldu.



Cevizli Haşhaşlı Çörek
Malzemeler
1 su brd. süt
1/2 su brd. kaynar su
1 yemek kaşığı kuru maya
2 yemek kaşığı tozşeker
1 çay brd. sıvıyağ
Un, tuz

İçi için: 1 su brd. pekmez,
4 dolu yemek kaşığı haşhaş ezmesi,
1 su brd. dövülmüş ceviz
3 yemek kaşığı su

Yapılışı: Öncelikle kaynar su, süt, maya, sıvıyağ ve tozşekeri bir kasede biraraya getiriyoruz.
Maya eriyip kabarınca, 2 su brd. unu ve 1 çay kaşığı kadar tuzu derin ve geniş bir kaba alıp mayalı karışımı ekliyoruz. Bir kaşıkla veya elimizle iyice karıştırıyoruz. Hamur toparlanıp ele yapışmayana kadar un ilave ederek 8-10 dk yoğuruyoruz. Yumuşak bir hamur elde edince üzerine temiz bir bez örtüp mayalanmaya bırakıyoruz. Hava sıcak olduğu için ben 20-30 dk bekledim ve çok güzel kabardı.
Bu arada bir kasede haşhaş ezmesi, pekmez ve suyu iyice karıştırıyoruz. 
Hamurumuz hazır olunca 4 eşit parçaya kesiyoruz. Her parçayı çok ince olmayan bir şekilde açıyoruz ve iç harcımızı hamurumuzun her yerine sürüyoruz. Üzerine biraz ceviz serpip hamurun geniş kısmından sarmaya başlayarak rulo yapıyoruz. Yaptığımız bu ruloyu 2 parmak eninde eşit parçalara kesip yağlı kağıt serilmiş tepsiye kesik kısımları yukarı bakacak şekilde diziyoruz. Tüm bezelere aynı işlemi uyguladıktan sonra 200 derecede ısınmış fırında pişiriyoruz. Dilerseniz üzerlerine birkaç damla su ile karıştırılmış yumurta sarısı sürebilirsiniz.

Afiyet olsun.

4 yorum:

  1. Sevgili Deniz, kendini muhakeme edebilmen süper. bende yaparım sık sık. aynı şeyleri bende düşünürüm kendimde. İnsan kişilik gelişimini ergenlikte yaşar kabul fakat hayatı son bulana kadar hep kendine yeni bir şeyleri keşfeder. 38 yaşındayım bende bazen ben kimim diyebiliyorum. ha çörek mi muhteşem olmuş;) sevgiler İçinden nasıl olmak geliyorsa öyle ol

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ediyorum, içimi açtı yorumunuz. Sanırım hayat boyu böyle olacak ha :)

      Sil
  2. Hello
    I'm glad to share this post, it's very useful. Fortunate me, I discovered your web site accidentally.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Thank you for stopping by my blog..

      Sil

Tasarım:Sawako Kuronuma