E tabi üniversite bitti, tatil kavramı da sona ermiş olmalıydı ama yıllardır hala yaz yaklaşırken, o zamanlardaki gibi sevinçli olurum. Sıcaklar gelsin diye değil sevincim, yaz olmasından, tatili anımsatmasından. Ama ne yazıktır ki, iş hayatında (öğretmenler hariç, hatta onlara da seminer kakalanıyor) yaz boyu tatil diye bir şey yok. Ama ben yine de yazı bu yüzden seviyorum. İzinlerimi bu yüzden yaz mevsimine ayarlıyorum. Hepimiz de öyleyiz herhalde. Yaz, tatil demek çoğumuz için.
Geçenlerde bahsettiğim gibi bu sene de güzel bir tatil yapma fırsatım oldu. Gezdiğim gördüğüm yerleri paylaşasım var çokça. Bakıp bakıp durduğum yüzlerce fotoğrafım var sonuçta :) Ancak bu sene çok erken oldu tatilim. Bu yüzden daha yeni tatile çıkmaya başlayanların fotoğraflarını gördükçe hiç gitmemişim gibi özlüyorum yine :)) Ben de fotoğraflarımla yetineceğim artık napayım :)
Neyse çok uzattım asıl konum bu değildi elbette. Biraz daha fotoğraf ve Marmaris'ten ziyaret edilebilecek, hoş vakit geçirilebilecek bir iki güzel yer daha göstereceğim size. Özellikle aracınızla giderseniz buralara uğrayabilir, eğlenebilirsiniz.
Biz gezimizin 3. gününde denize girip, kumsalda dinlenerek vakit geçirmek istedik. Ama ilk amacımız Ula'daki Sedir Adası'nı görmekti. Kleopatra Plajı'nı da görmeyi istemiştik ve oraya doğru yola çıktık. Ancak biz yine vakitsiz gittiğimiz için tekneleri kaçırmıştık ve gelen olur mu olmaz mı diye epey bocaladıktan sonra, yarın buraya tekrar, daha erken saatte geliriz, bugün yakındaki İncekum plajında vakit geçirelim diyerek uzaklaştık oradan. İncekum'a giriş de ücretli ve İncekum plajında kullanacağınız masalar ve şezlonglar da ücretli. Ama çok fazla göze batmayacak ücretler.
Girişten bir araçla (traktör römorku, çevresinde oturaklar var) plaja götürülüyorsunuz. Ancak burası bizim sandığımız kadar büyük bir plaj değildi ve etrafta çocuklar da vardı. Biz daha sakin bir ortamda denize girmek istediğimizden, bu alanın içinde, traktörle geçerken gördüğümüz minik koya doğru yürümeye karar verdik. Zaten orayı bilen bir çift de direkt orada inmişti traktörden. Biz de onlara katıldık ve gönlümüzce, doyasıya eğlendik.
Bu arada ilk gittiğimiz yer İncekum, burası da Dirikum plajıymış. Herhalde İncekum'a göre daha diri buranın kumları :)) İncekum kısmında masalar var piknik yapabileceğiniz, soyunma kabinleri ve tuvaletler de mevcut ve temiz bir yer. Etrafta tavuklar, horozlar koşturuyor. Masaların üzerlerinde çok hoş çiçekler var. Etraf ormanlık. Yani burada mavi ile yeşilin arasındasınız. Ama dediğim gibi küçük bir yer, sezonda çok kalabalık olabilir.
Burada epey vakit geçirdikten sonra yola çıktık ve yol üzerindeki Saklıgöl'e uğradık. Tabelaları takip edince kolayca bulunuyor ve Marmaris'e de yakın.
Saklıgöl, denize çıkan derelerin -sazlıklarla çevrili kanalların diyeyim, bulunduğu, bir kulüp. Özel bir işletme ve restorantı, dere sonunda plajı, kanoları ve bir çok aktivitenin daha yapılabileceği hoş bir kulüp. Biz bunu bilmeden yemek yemek için girdik. Ama manzaranın güzelliği, gölün dibindeki balıkları, kaplumbağaları seyretmenin keyfiyle epey güzel vakit geçirdik. Karnımız epey acıkmıştı aslında ama ben yine de görünce dayanamadım ve kalamar ile patates kızartması tercih ettim. Yemek sonrasında etrafta ufak bir gezintiye çıktık. Etraftaki karavanlar, atlar, tavus kuşu, derenin güzel manzarası ve sesimize doğru yüzen ördekleri görmek güzel ve dinlendiriciydi.
Fotoğraflar hem telefondan hem makineden. bu yüzden kalite farkları var. Umarım keyif almışsınızdır siz de.
Görüşmek üzere tekrar.


















