Sandviç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sandviç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Nisan 2017 Pazar

Sarı Unlu Sandviç Ekmeği

Geçtiğimiz Perşembe günü Büyükada'ya gittik. Havalar hazır iyi gidiyorken değerlendirelim dedik.
Bu tür zamanlarda sandviçlerimizi evde yapıp götürüyoruz ve doğada küçük piknikler yapıyoruz. Her zaman sandviç ekmeğimizi de marketten alıyorduk ama bu sefer neden onu da kendimiz yapmıyoruz dedik ve ekmeklerimizi de evde yaptık. Yumuşacık, lezzetli ekmeklerimizi bayıla bayıla yediğimizi söylememe gerek yoktur herhalde^^
Bu ekmekte de sarı un kullandık. Sarı un çok lezzetli, normal una göre daha yumuşak bir ekmek çıkarıyor ortaya. Genellikle makarna yapımında kullanılıyormuş. Protein ve gluten içerikleri normal un ile aynıymış. Sarı un durum buğdayından elde ediliyormuş, biz de bunu uncumuzdan öğrendik.
En kısa zamanda hamburger ekmeği olarak da kullanmayı düşünüyoruz.

Sarı Unlu Sandviç Ekmeği 
Malzemeler (12 adet, 2 tepsi ekmek için)
5 su brd. sarı un, gerekirse 1-2 kaşık daha
1 su brd. sıcak süt
2 su brd. soğuk su
1 paket instant kuru maya
1 tatlı kaşığı tozşeker
1/2 çay brd. zeytinyağı
1 tatlı kaşığı tuz

Yapılışı
  • Yoğurma kabınıza sıcak süt, 1 su brd. su, tozşeker ve mayayı koyup karıştırın. Maya eriyince 2 su brd. un ve tuz koyup kaşıkla iyice karıştırın. 1 su brd. un daha ekleyin ve yoğurmaya başlayın. Kalan un ve su ilavesiyle yumuşacık bir hamur yoğurun. Hamur hafifçe elinize yapışan kıvamda olsun. Elinize bolca zeytinyağı sürerek yoğurmaya devam edin. 5 dk kadar yoğurduktan sonra kabın dibine hafifçe zeytinyağı sürün ve hamuru iki katına çıkana dek üstü kapalı halde bekletin. 
  • Kabaran hamuru tekrar yoğurun. Ellerinizi zeytinyağı ile yağlayıp eşit parçalara bölün ve pürüzsüz olacak şekilde yuvarlayın. Yağlı kağıt serili tepsiye dizip üstleri kapalı halde 30-45 dk bekletin. 
  • Bu sırada fırını 180 dereceye ayarlayın ve ısınmaya bırakın.
  • Kabaran hamurları fırına verip üstleri ve altları kızarana dek, yaklaşık 20 dk (süre fırınınıza göre değişebilir) pişirin. 
  • Fırından çıkar çıkmaz üstlerine tereyağı sürün. Temiz bir bez ile kapatıp 15 dk bekletin. 
  • Ekmekleri iyice soğutup poşete koyarak saklayabilirsiniz. 
Afiyet olsun!
Görüşmek üzere.

3 Haziran 2015 Çarşamba

İyi pişmiş bir yemek olmak.. /Kızarmış Karnabahar Mücveri ile Sandviç

Bazı yemekler vardır, içindeki malzemeler lokum gibi pişsin, üzeri çıtır çıtır kızarsın istersiniz. Bu yemekler zaman ister. Zamanla, kısık ateşte ya da kalın tabanlı tencerelerde, ağır ağır pişirirsiniz. Bazı yemeklerde de sebzeler az diri kalsın, vitaminlerinden faydalanalım dersiniz. Ya da et az pişsin, sulu kalsın dersiniz, biraz bir tarafını biraz da öbür tarafını çevirir alırsınız ocaktan. Kullanacağınız tencere- tava, bunların taban kalınlığı, kapağının açık mı kapalı mı olacağı, hatta yemeği karıştırırken ya da çevirirken kullanacağınız kaşık metal mi olacak, ahşap mı.. İşte bütün bunlar leziz bir yemek yapmanın püf noktaları arasındadır. Malzemelerden birinin dozunu fazla kaçırırsanız tüm yemeği mahvedebilirsiniz.
Yemekler ve onları yapan insanlar arasında bir benzerlik olarak görebiliriz bu şartları. Tıpkı yemeği pişirirken oluşturduğumuz şartlar gibi, insanlar yetişirken, yaş alırken de nasıl, nerede, ne şartlarda piştiği önemlidir. Ben bugün sakin, naif, içten pazarlıksız, iyi niyetli bir insanın zamanla, ağır ağır, hangi baharatların eklenmesiyle, ne tür malzemelerin kullanılmasıyla, kurnaz, çirkef bir insan olarak pişebileceğini anlatmak istiyorum.
Böyle pişen insana en güzel örneklerden biri de ben olabilirim. Kendimden pay biçerek yazacağım.
Yukarıdaki kötü sıfatların azlığına bakarsanız hala tam olarak piştiğimi söyleyemeyiz. Bu sıfatları aslında kendime yakıştıramadığım için bu kadar azlar. Bana eklenen malzemelerin, baharatların beni ne şekilde değiştirmeye başladığının farkında olduğum için az çok bu pişmeyi kontrol edebiliyorum ve kendi kişiliğimi nasıl koruyabileceğimi görüyorum.
Genel olarak insanlara davranışı mesafeli olan biriyim. Sululuğu sevmem ve bir iki kişi dışında sululuk yapabildiğim insan yoktur, ailem de dahil. İnsanlara olumsuz şeyler söylememeye, kırmamaya çalışırım. Sorumluluklarımı bilir, başkasının arkamı temizlemesine izin vermem. Benden istenen bir şeyi ikiletmeden yaparım, çünkü iyi niyetliyimdir. Yumuşak kalpli, çabuk affeden biriyimdir. Ancak bu tür bir insan olmak, iş hayatında özellikle, kesinlikle tavsiye ettiğim bir şey değil.
İş hayatında kurnaz olmanız, her işe koşturmamanız, kendi işinizden başkasını görev edinmemeniz, biraz da dilinize geleni söylemeniz, hayır demeyi, başkaları gibi kıçınızı yayıp oturmayı bilmeniz, karşı taraf gibi rahat olmanız gerekir. Ama ben yapamam diye düşünmeyin bile, bu şekilde olmasanız da iş hayatınızda yaşadıklarınız her halükarda sizi böyle birisi yapacaktır. Ben henüz çok yeniyim bu aşamada. Beş senedir aynı şirkette çalışıyorum. Kendi işim dışında boş olduğum için ve yapılmadıkça beni rahatsız eden şeyler oldukları için koşturduğum bir çok iş var. Gün geçtikçe farkettiğim şey, insanların artık bu boş ama gerekli işleri benden beklemeye başlaması, kendi sorumluluklarını da bana yıkmaya başlamaları ve yıllardır nasıl da normalleştirdiklerini görmek, beni kurnazca düşünmeye sevk etmeye, onlar gibi rahat olmaya, inatlaşmaya, kıçımı yayıp oturup başkalarından yapmalarını beklemeye itmeye başladı. Fakat kendi yaptıklarını benim de yaptığımı görmek onların hoşuna gitmiyor elbette. Ancak günün sonunda fark edemedikleri şey şu ki; ben onların davrandığı gibi davransam da, kimseye kendi sorumluluğumda olan bir işi bırakmıyorum, zaten ortak sorumluluk alanında olan bir işi artık onların da yapması gerektiği için yapmıyorum. Böyle umursamaz davranmaya, ayarlamalar, hesaplamalar yapmaya başladığımı farkettiğimde kendimden korktum önce. Sevmediğim, şikayet ettiğim insanlar gibi olacağımdan korktum. Sonra, az öncede söylediğim gibi, ben üzerime düşeni yaptıktan sonrasını, diğerlerinin üzerine düşen kısmı bırakıyorum. Yani kimseye yine arkamı toplatmıyor, kendi işimi yaptırmıyorum. Bunu gördüğümde içim rahat etmeye başladı ve benim tencereme eklenen bu yakıcı acı baharatı, nasıl kendimi daha da lezzetlendirmek için kullanabileceğimi öğrendim. Bu acı baharat, bana yine kendim olmayı, ama her zaman her şeyi yapmaya mecbur olmadığımı, iyi niyetliliğin de bir seviyesi olması gerektiğini gösterdi.
Ben yavaş yavaş kendi tenceremin ve ocağımın kontrolünü almaya çalışıyorum. Henüz çok başarabildiğim söylenemez ama farkettim ve üzerinde çalışıyorum en azından. Ancak dışarıda bir sürü, kötü aşçılar ve malzemeler yüzünden lezzetsiz olmuş insan var. Ben onlar için sadece dönüp kendi özleri ile şu anda oldukları arasındaki farkı görebilmelerini diliyorum.
Yine uzun yazdım :) Bazen yazacak bir şey bulmadığımda kendimden bahsetmek en güzeli diyor ve böyle kendimi yazıyorum. Umarım sıkılmıyorsunuzdur ;)
Bugün de bir tarif vereceğim. Biliyorum artık sezonu geçti, çokça paylaştım bu ara, baydı ve çok da sevmediğiniz bir sebze kendisi. Karnabahar yine :)) Karnabahar mücveri bu sefer. Ama rahat olun, bu sezon son karnabahar tarifim bu :D
Daha önce fırında minik köfteler şeklinde pişirdiğim karışıma bir yumurta daha ilave ettim. Annemin gönderdiği tazecik yeşil soğanlardan ve dereotlarından doğradım. Haftasonu ablamla yine annemin yapıp abimlerden gönderdiği ekmeklerin arasına koyduk ve bolca -yine annemin gönderdiği çıtır marullarla birlikte sandviç yapıp yedik. Falafelden esinlendik biraz :)

 
Kızarmış Karnabahar Mücveri/Köftesi ile Sandviç
Malzemeler (4 kişilik)
2 yumurta
1,5 cup buharda pişmiş karnabahar
2 yemek kaşığı ekmek içi veya 1 yemek kaşığı galeta unu
Yeşil soğan
Taze dereotu
Karabiber, kimyon, tuz
 
2 adet bazlama ekmek (büyüklüğüne göre yeteri kadar aslında)

7-8 adet marul yaprağı
1 adet domates
Yapılışı
Mücver için tüm malzemeleri karıştırın. Yapışmaz bir tavada 2-3 yemek kaşığı sıvıyağı kızdırın. Birer yemek kaşığı malzemeyi tavaya yerleştirin ve hafifçe yayın. Dikkatlice çevirerek her iki tarafını da pişirin. Tüm mücverler pişince bazlamaların ortasını dikkatlice açın. Marul yapraklarını, domates dilimlerini yerleştirin. Üzerlerine de mücverlerden yerleştirip servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun.
Görüşmek üzere.

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Bu Aralar Ben

Bol fotoğraflı, az yazmalı bir yayınım var bugün.
Bu aralar ben,
Fırında karnabahar ve patlıcana sardım. Biraz sıvıyağ, karabiber ve çok az kimyon gezdiriyorum üzerlerine. Kızarana kadar pişiriyorum fırında. Çok leziz oluyorlar. Evdeki karnabahar stoğum bitene kadar devam..
Çok merak ettiğim tariflere fırsat veriyorum. Bunlardan biri de sosyete mantısıydı. Denedik, beğendik. Çok lezizdi.

Bu aralar çok rastladığım ve merak ettiğim bir tarifti bu yumurtalı tost. Açıkçası bana pek hitap etmedi. Yumurtaya buladıktan sonra tereyağında kızarttım. Çok ağır geldi bana.
Denemelerimden bir diğeri. Karnabahar tabanlı pizza. Aslında harika bir fikir ve yapılabilir ancak ben peynir seçimini yanlış yaptığım için pek hoşumuza gitmedi. Birgün tekrar denersem tarifini vereceğim.
Tofitamız Defne'nin mutfağa ilgisi arttıkça mutlu oluyorum. Arada bir birlikte pasta yapıyoruz. Bu da onlardan biri.

Bol bol çizim yapıyorum, Instagam'da paylaşıyorum. "Bugün ben" başlıklı çizimlerimden örnekler bunlar da. İşyerinde boş vakitlerimi bunlarla doldurmak keyifli oluyor.
Bu kiraz yaprağı sarması. Malatya taraflarında yapılan bir yemek. İlk kez kuzenim sayesinde tattık bu yemeği ve çok beğendik. Kiraz yaprakları bulgurla hazırlanmış içle sarılıyor. Pişiriliyor ve yoğurtlu bir sosla birleştiriliyor. Üzerine de salçayla kavrulmuş soğanlar ekleniyor. Çok çok lezzetli bir tarif.
Haftasonlarından birinden bir öğle yemeğim bu da. Semizotu çilekle yakışıyor. Sevdim ben.
Bol bol ağlamalı dizi izleyip stres atıyorum. Bu da ne demeyin. Gözyaşlarım anlatsın :P
Bu fotoğraf da bir öğle yemeğimin hazırlık aşamasından. Bol yeşilli, somonlu sandviç.
Bu senenin ilk dondurmasını yaptım. Çilekli olan bunlar. Bir de nane ve çikolata ile bir denemem var. Tad olarak iyiydi o da ama naneler daha minik parçalara ayrılsa daha güzel olacakmış. O yüzden onlar şimdilik out! Çilekliler süperdi ama ;)
Bu da Allah Ne Verdiyse'den bir denemem. Pırasalı mezgit fileto diye açıklayım.  Çok lezzetli, denenesi bir tarif olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Biz ablamla pek sulu tarzda sevmeyiz deniz ürünlerini. Ama bu domates sos hem pırasalara hem balığa çok yakışmıştı. Tekrar tekrar yapacağımızı düşündüğümüz bir tarif. Merak edenler buraya lütfen ;)
Tatlı krizlerim için pratik tatlar hazırlıyorum. Bana, hemen küçük bir cezvede puding, muhallebi hazırlamak zor gelmediği için pratik diyorum^^ Alta evde o an bulunan kek, bisküvi vs. yerleştiriyorum. Üzerine biraz puding, onun üzerine meyve ve kek kırıntısı, tekrar muhallebi. Sonra biraz süsleyip soğumasını bekliyorum. Sonrası tatlı keyfi :)

İşte bende son zamanlardaki durum böyle. Çoğunlukla evdeyim. Sevgilimin askerden dönmesine günler kaldı. Mutluyum, huzurluyum.
Sizlere de bol güneşli, mutlu iyi haftalar..
Yakında görüşmek üzere.

26 Mart 2014 Çarşamba

Karamelize Soğan - Mantar Sosu


Yukarıda görmüş olduğunuz sandviç :))), evet orda sandviç yok çünkü çekmeye fırsatım olmadı maalesef :)) öyleyse aşağıda göreceğiniz sandviç son zamanlarda severek yaptığım ve yediğim mantar-soğan karışımı ile yapıldı.


Daha önce yazılarımı okuyanlar bilir, bende "birşeylere sarma" durumu mevcut. Takarım kafayı, sürekli onu yaparım. Şu sıralar da mantar ve soğanı karamelize ederek kullanmaya sardım. Her bir şeyin üzerine, arasına, yanına, sağına, soluna bu karışımı ekliyorum.  En son da kremalı ıspanaklı makarna üzerine kullandım. Şiddetle tavsiye ettiğim, karamelize edilmiş soğan severlerin bayılacağı bir tarif.

 
Karamelize Soğan- Mantar Soslu Ispanaklı Makarna
Malzemeler
Yarım paket makarna
1 su bardağı krema
1 yemek kaşığı margarin veya zeytinyağı
2 su brd. doğranmış ıspanak
Tuz, karabiber

Karamelize Soğan - Mantar Sosu için
2 adet orta boy soğan
1 paket kültür mantarı
1 yemek kaşığı tozşeker
1 çay kaşığı toz kişniş
Sıvıyağ
1 tutam sarımsak tozu / yoksa küçük bir diş rendelenmiş sarımsak
Tuz

Yapılışı
  • Öncelikle makarnayı haşlayıp istediğiniz kıvamda pişirin. Süzgeçe alıp bekletin.
  • Boşalan makarna tenceresine margarini koyup eritin. Ispanakları ekleyip karıştırın. Çok pişirmeden kremayı ve tuz, karabiber ilave edip karıştırın.
  • Makarnayı tencereye alıp sosla birlikte güzelce karıştırın.
  • Soğanları ay şeklinde doğrayın. Mantarları temizleyip ince ince doğrayın.
  • Bir tavaya sıvıyağ ekleyip soğanları koyun, tozşekeri ekleyip soğanlar sararana dek karıştırarak pişirin.
  • Mantarları da ekleyip karıştırın. Kapağını kapatıp ocağın altını kısıp 2-3 dk arada bir karıştırarak pişirin.
  • Mantarlar suyunu bıraktığında kapağı açın, tuz ve kişnişi, kullanacaksanız sarımsağı ekleyip karıştırın. Ocağın ateşini yükseltin ve arada karıştırarak mantarlar tüm suyunu çekip rengi hafif kızarana dek pişirin.
  • Tabaklara aldığınız makarnanın üzerine mantarlı sostan ekleyip servis edebilirsiniz.

NOT: Aynı mantarlı soğanlı sosu sandviçlerinize, hamburgerlerinize, ya da et yanına garnitür olarak da kullanabilirsiniz.

Afiyet olsun..

Görüşmek üzere.

6 Şubat 2014 Perşembe

Quesadilla

Bugün uzaklardan, pratik, yemesi keyifli, her ortama ayak uydurabilecek bir atıştırmalık /sandviç/yemek getirdim. Ne dersek artık :)
İsmini İspanyolca'da peynir anlamına gelen "queso" ve tortillanın bir çeşit birleşiminden almış, Meksika yemeğidir. Aslında en belirgin özelliği peynirle yapılması, ancak çok fazla çeşidi var. Tortillanın arasına peynirle birlikte istediğiniz malzemeyi koyup fırına veriyorsunuz, üçgen dilimlere kesip sıcak ve çıtırken tüketiyorsunuz. Bizim yuvarlak sert lavaşlarımız bu yemek için mükemmel bir zemin sağlıyor. Ben daha önce sadece peynir koyarak kahvaltılar için hazırlıyordum. Çıtır çıtır yemesi pek zevkli oluyordu. Bu sefer yeğenimle dizi izlerken yiyebileceğimiz, akşam yemeği yerine geçen, pizzavari bir çeşit hazırladım.

 

Quesadilla (Peynir, mısır ve zeytinli)
Malzemeler (2 Kişilik)
4 adet yuvarlak lavaş
1 küçük kutu mısır
7-8 adet siyah zeytin
1 su brd. rendelenmiş kaşar peyniri veya eriyebilen herhangi başka peynir
1 tatlı kaşığı domates salçası (opsiyonel)
1 tatlı kaşığı ketçap (opsiyonel)

Yapılışı
  • Fırını 300 derecede ısınmaya bırakın.
  • 2 adet lavaşı yanyana koyun. Üzerlerine pizza hazırlar gibi çok az salça ve ketçap sürün.
  • Peynirin 1/4'ünü en alta, kenarlara çok fazla yaklaştırmadan yayın.
  • Mısırı ve çekirdekleri çıkarılıp dilimlenmiş zeytinleri serpin.
  • Tekrar peynir serpiştirip üzerlerine boş olan lavaşları kapatın.
  • Dikkatlice fırın teline yerleştirip 8-10 dk, lavaşların üzeri hafif kızarana dek bekletin.
  • Fırından çıkarıp dilimleyin ve sıcakken servis edin.
Afiyet olsun.

Görüşmek üzere.

16 Mayıs 2013 Perşembe

Haftasonu Dinlenmecesi

Haftasonlarında keyifle yaptığım bir şey varsa; o da birer sandviç hazırlayıp, termosu içecekle doldurup, doğruca Küçük Çamlıca'ya gitmek. Bizdeki bu Küçük Çamlıca sevdasına artık alışmışsınızdır :)


Son gidişimde kene tarafından ısırılmam ve defalarca kan aldırmak zorunda kalıp, günlerce morarmış kollarla dolaşmam bile engellemiyor beni.

Bu haftasonu da yine bir gezi yaptık oraya. Güzel birer sandviç hazırladım, közlenmiş biber, domates, krem peynir ve ıspanak yapraklı, termosu da soğuk bir içecekle doldurdum. Keyfimize diyecek yoktu hani.

 
Biz yemeklerimizi yerken güvercinler geldi yanımıza. Onları da besledik, bizimle beraber sandviçimizden, krakerimizden hatta çikolatalı gofretimizden bile yediler :))
Umarım mide fesadı geçirmemişlerdir :))




Var mıdır sizin de böyle arada kendinizi attığınız, şarjınızı fullediğiniz yerler? Anadolu Yakasın'da bildiğiniz böyle yerler varsa benimle de paylaşın olur mu :)


Ve bu yazıyla ulaşabildiğim herkesin kandilini kutlarım. Dualarınızın kabul olduğu, güzel ve hayırlı bir gece dilerim.

Görüşmek üzere..

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Tarifsiz: İstiridye Mantarlı Sandviç :)

Beyaz ekmeği saymazsak tamamen sağlıklı bir sandviç.
Sarımsak tozuyla güzelce kızartılmış istiridye mantarı, karamelize edilmiş soğan halkaları, taptaze marul, maydanoz, domates ve közlenmiş yeşil biber.. Eklenebilecek daha o kadar çok şey var ki.. Başka mantarlarla da harika olacaktır ama özellikle istiridye mantarı tam sandviçlik bence.


                  Çok büyük görükmüüş :)) Yanlışlık olmasın o çeyrek ekmek oluyor^^

Tasarım:Sawako Kuronuma