Bu işi kafama koyduğumda internette çok fazla araştırma yaptım. Hangi boyalar kullanılmış, neler boyanmış, nasıl sonuç vermiş diye. Çok iyi sonuçlar alamasam da boya konusunda fikirlerim oldu. En azından insanların cesaret edip yapabildiklerini ve sonuçlarının da felaket olmadığını gördüm. Bir kararlılıkla başladım.
Aslında sadece sonuçları gösterecektim ama, bundan sonra boyama yapmayı düşünenler için detaylı bir yazı yazmaya karar verdim.
Önce sonuçları göstereyim, sonra bu süreçte neler yaptığımızı, nelerle karşılaştığımızı ayrıntılarıyla yazacağım.
Bu komidinimin eski hali. Üstü ve yanları siyahtı.
Bu da yeni hali. Nasıl da şirin olmuş değil mi o itici şey? Komidinimi tamamen kendim boyadım. İlk boyanan parça.
Bunlar da boyandıktan sonraki halleri. Kulpları yenileneceği için şimdilik eskileri taktık. Boyamıştım da onları ne güzel :)

Vee yeni hali. Kulplar değişecek :)
Boyama işlemi tam bir hafta sürdü. Aslında çok daha çabuk bitebilirdi ama çalıştığımızdan dolayı sadece akşamları boyayabildik.
Bauhaus'dan başlangıç için 1 tane 700ml Polisan Matrix X1 Anti Aging ve daha sonra diğer büyük dolap ve masa için de 1 tane aldık.(12 TL*2) ve 1 tane de fiyatı daha uygun olan Swing Color Parlak Son Kat Boyası (8 TL) aldık.
- Ancak boya seçiminde biraz yanılmışız. İnternette mobilyalarını boyayan birkaç kişide gördüğüm kadarıyla Polisan Matrix X1 Anti Aging bu işe uygun görünüyordu. Kokusuz, su bazlı olduğu için tercih sebebimizdi. Aslında çok güzel bir boya. Yaptığımız tek hata baştan çok az sulandırarak başlamamızdı. Bu yüzden 4-5 kat boyamamız gerekti. Ama soradan gördük ki sulandırmadan çok daha iyi kapatıyor, 2 kat yeterli oluyordu. Yani sulandırmamanızı tavsiye ederim. Yalnız bu boya mobilyalar için kesinlikle vernik isteyen bir boya. Boya üzerine gelen çok küçük darbelerle bile soyulabiliyor. Bir tırnak darbesi bile..
- Böyle olduğunu görünce fikrimizi değiştirdik, bu boya ile devam edip güzelce kuruduktan sonra üzerine son kat boyası kullanmaya karar verdik. Son kat boyası sentetik olduğu için koku yapıyor. O yüzden boyayı yaparken arada bir mola verip bir süre güzelce hava almak sağlık için en iyisi. Son kat boyasını hiç tinerle açmadan kullandık. Sonuç mükemmel oldu. Önceden diğeriyle boyanmış yüzeylere sadece bir kat bundan kullandık. Boyanmamış yüzeylerde ise 2, bazı yerler için de 3 kat sürmemiz gerekti. Ama, çok daha sert ve tırnakla hiç çıkmayacak, başka bir şeyle kazınmadığı sürece de çıkmayacak bir sonuç elde ettik. Ayrıca parlak olduğu için de ayrıca vernik istemiyor.
Daha sonra da 1 tane havlu gibi olan rulolardan (2.5 TL) aldık. Aşağıda resimleri var.
- Ancak, sünger rulonun boyama sonrasında iz bıraktığını gördük. Hoş olmayan kabarcıklı bir görüntü oluşturdu. Bunun üzerine ablamdan 1 tane, 1 tane de nalburdan havlu görünümlü, tüylü rulolardan aldık ve onlarla devam ettik. Bunlarla çok daha iyi, iz bırakmayan bir sonuç aldık.
Epey uzun bir yazı oldu :) Umarım birilerine yardımcı olur.
Ayrıca bu işe her ne kadar ben boyarım diye başladıysam da, elimi attığım her yeri bozarak anladım ki ben bu işi beceremeyeceğim. Yani asıl büyük işi erkek arkadaşıma bırakmış oldum, ben sadece ilk katları atmaya yardım ettim. Bu yüzden ona da kocaman bir teşekkür ediyorum :)
Kullanım Sonrası Not: Boyaları yapalı 1 ayı geçiyor. Henüz bir bozulma olmadı dolaplarımda ve komidinde. Ancak bilgisayar masam en çok kullanılan yer olduğu için, leke ve kir tuttuğunu farkettim. Sildiğimde geçiyor kirler tabiki. Boyaya geçen bir durum söz konusu değil ama yüzey tam pürüzsüz olmadığı için kiri kolayca tutuyor. Bundan da anladığım kadarıyla masa, sehpa gibi sürekli el değen eşyalarda vernik şart.
Görüşmek üzere.
Sevgiler.





















