17 Kasım 2012 Cumartesi

Boyanan Dolaplarım

Merhaba. Yenilenmiş dolaplarımla buradayım.
Bu işi kafama koyduğumda internette çok fazla araştırma yaptım. Hangi boyalar kullanılmış, neler boyanmış, nasıl sonuç vermiş diye. Çok iyi sonuçlar alamasam da boya konusunda fikirlerim oldu. En azından insanların cesaret edip yapabildiklerini ve sonuçlarının da felaket olmadığını gördüm. Bir kararlılıkla başladım.
Aslında sadece sonuçları gösterecektim ama, bundan sonra boyama yapmayı düşünenler için detaylı bir yazı yazmaya karar verdim.

Önce sonuçları göstereyim, sonra bu süreçte neler yaptığımızı, nelerle karşılaştığımızı ayrıntılarıyla yazacağım.

Dolapların tümünü kadraja sığdıramadığım için ön görüntüleri böyle parça parça oldu.

Bu komidinimin eski hali. Üstü ve yanları siyahtı.
Bu da yeni hali. Nasıl da şirin olmuş değil mi o itici şey? Komidinimi tamamen kendim boyadım. İlk boyanan parça.








 Bu benim giysi dolabım. Önceki hali bu. Aslında gayet güzel bir görüntüsü vardı.

 Bunlar da boyandıktan sonraki halleri. Kulpları yenileneceği için şimdilik eskileri taktık. Boyamıştım da onları ne güzel :)


Bu da, uzunluğundan dolayı evdeki diğer odalara uymayan mecburen benim odamda kalan nevresim takımlarını, yorganları koyduğumuz dolap. Odamdaki hiçbir mobilyanın birbirine uymadığını söylemiştim daha önce :)

Vee yeni hali. Kulplar değişecek :)

Boyama işlemi tam bir hafta sürdü. Aslında çok daha çabuk bitebilirdi ama çalıştığımızdan dolayı sadece akşamları boyayabildik.
Bauhaus'dan  başlangıç için 1 tane 700ml Polisan Matrix X1 Anti Aging ve daha sonra diğer büyük dolap ve masa için de 1 tane aldık.(12 TL*2) ve 1 tane de fiyatı daha uygun olan Swing Color Parlak Son Kat Boyası (8 TL) aldık.
  • Ancak boya seçiminde biraz yanılmışız. İnternette mobilyalarını boyayan birkaç kişide gördüğüm kadarıyla Polisan Matrix X1 Anti Aging bu işe uygun görünüyordu. Kokusuz, su bazlı olduğu için tercih sebebimizdi. Aslında çok güzel bir boya. Yaptığımız tek hata baştan çok az sulandırarak başlamamızdı. Bu yüzden 4-5 kat boyamamız gerekti. Ama soradan gördük ki sulandırmadan çok daha iyi kapatıyor, 2 kat yeterli oluyordu. Yani sulandırmamanızı tavsiye ederim. Yalnız bu boya mobilyalar için kesinlikle vernik isteyen bir boya. Boya üzerine gelen çok küçük darbelerle bile soyulabiliyor. Bir tırnak darbesi bile..
  • Böyle olduğunu görünce fikrimizi değiştirdik, bu boya ile devam edip güzelce kuruduktan sonra üzerine son kat boyası kullanmaya karar verdik. Son kat boyası sentetik olduğu için koku yapıyor. O yüzden boyayı yaparken arada bir mola verip bir süre güzelce hava almak sağlık için en iyisi. Son kat boyasını hiç tinerle açmadan kullandık. Sonuç mükemmel oldu. Önceden diğeriyle boyanmış yüzeylere sadece bir kat bundan kullandık. Boyanmamış yüzeylerde ise 2, bazı yerler için de 3 kat sürmemiz gerekti. Ama, çok daha sert ve tırnakla hiç çıkmayacak, başka bir şeyle kazınmadığı sürece de çıkmayacak bir sonuç elde ettik. Ayrıca parlak olduğu için de ayrıca vernik istemiyor.
Boyama için tavsiyeler üzerine rulo kullandık. 2 tane süger rulo (toplamda 9 TL) aldık.
Daha sonra da 1 tane havlu gibi olan rulolardan (2.5 TL) aldık. Aşağıda resimleri var.
  • Ancak, sünger rulonun boyama sonrasında iz bıraktığını gördük. Hoş olmayan kabarcıklı bir görüntü oluşturdu. Bunun üzerine ablamdan 1 tane, 1 tane de nalburdan havlu görünümlü, tüylü rulolardan aldık ve onlarla devam ettik. Bunlarla çok daha iyi, iz bırakmayan bir sonuç aldık. 

 Ayrıca yerler ve etraf için de yine nalburdan (ki bunu biz yerler iyice battıktan sonra yaptık :))) tek kullanımlık epey büyük naylonlardan aldık. Paket içinde satılıyor (2 ya da 3 TL). İnce bir naylon. Çok da rahat, büyük ve kullanışlı. Çoğu duruyor. Kalanı ablamın odası için kullacağız. Bizim sonuçları görünce ablam da kendi odası için bir düzenleme istedi :))

Epey uzun bir yazı oldu :) Umarım birilerine yardımcı olur.

Ayrıca bu işe her ne kadar ben boyarım diye başladıysam da, elimi attığım her yeri bozarak anladım ki ben bu işi beceremeyeceğim. Yani asıl büyük işi erkek arkadaşıma bırakmış oldum, ben sadece ilk katları atmaya yardım ettim. Bu yüzden ona da kocaman bir teşekkür ediyorum :)


Kullanım Sonrası Not: Boyaları yapalı 1 ayı geçiyor. Henüz bir bozulma olmadı dolaplarımda ve komidinde. Ancak bilgisayar masam en çok kullanılan yer olduğu için, leke ve kir tuttuğunu farkettim. Sildiğimde geçiyor kirler tabiki. Boyaya geçen bir durum söz konusu değil ama yüzey tam pürüzsüz olmadığı için kiri kolayca tutuyor. Bundan da anladığım kadarıyla masa, sehpa gibi sürekli el değen eşyalarda vernik şart.

Görüşmek üzere.

Sevgiler.

16 Kasım 2012 Cuma

Sarımsak Ve Biberiyeli Mis Kokulu Foccacia Ekmeği

Biberiyelerim Manyas'tan :) Kurban Bayramı'ndaki ziyaretimiz otlar açısından verimli geçmişti. Taze maydanoz, nane, reyhan, dereotu ve biberiye toplama fırsatımız olmuştu. Diğerleri değil de beni en çok heyecanlandıran biberiye olmuştu. İlk kez bitkisine rastladığım için heyecanlanıp toplamıştım birkaç dal. Sağolsun bahçenin sahibi komşu pek eli açıktı. Hepsinden toplamamıza izin vermişti. Biz de birkaç dal almıştık.

Döndükten sonra biberiye ile ilgili çalışmalarıma hemen başlayamadım. Dolayısıyla kurudular, hemen kuruyacağını tahmin etmemiştim. Sert yapısındandır belki de iki günde kurumaya yüz tuttular. Tazesini ilk kez görmüşken ve hala yemyeşilken fotoğraflarını çekmekti asıl amacım :)

Kullanmak için birkaç deneme yaptım. İlki soğanlı ve biberiyeli foccacia oldu. Tadı çok hoşuma gitti. Daha sonra çayını yaptım. Kokusu hoşuma gittiğinden rahatlıkla içebildim. Zaten daha önce de et - tavuk yemeklerine kurusunu kullanıyordum.
Faydalarını hele saysam burdan köye yol olur. Ama saymayacağım şimdilik :)
Tabi herşey gibi biberiyenin de fazlası zararmış. Hele yüksek tansiyonu olanlara ve hamilelere.

Pazar günü yaptığım deneme de sarımsaklı ve biberiyeli foccacia oldu. Yemeğimizin yanında yediğimiz ekmek, asıl yemekten öteye geçti diyebilirim. Aşağıda da görüldüğü üzere fotoğraf için ılımasını beklerken bir kısmını yedik bile :)


Tarifi aldığım sitede zeytinyağı kullanılmıştı ama ben evde olmadığı için ayçiçek yağı kullandım. Ve sarımsağı rendeleyerek yağa ekledim. Biberiyeyi de doğrayıp yağa karıştırdım, kokusu iyice yerleşsin diye.



Ve sonuç; nefis, mis kokulu ekmek..





Sarımsak Ve Biberiyeli Foccacia
Malzemeler

1+1/2 cup ılık su
2 çay kaşığı kuru maya
1 yemek kaşığı tozşeker
1 çay brd. sıvıyağ/zeytinyağı
Un, tuz
1 diş sarımsak
1 dal biberiye
2 yemek kaşığı sıvıyağ/zeytinyağı
Üzerine serpmek için iri tuz

Yapılışı
  • Öncelikle 2 yemek kaşığı kadar sıvıyağı küçük bir kaba alın. Sarımsağınızı soyun ve yağın içine rendeleyin. Biberiyelerini de doğrayıp bu karışıma ekleyin. Bekletin.
  • Suyu hamuru yoğuracağınız kaba dökün. Tozşekerini ve mayayı ekleyin. Maya kabarana dek bekleyin. Sıvıyağı ekleyip hafif karıştırın.
  • 1 cup unu eleyerek kaba alın. Üzerine tuzu ekleyin ve bir tahta kaşıkla iyice karıştırın.
  • Un eklemeleriyle, yumuşak, hafif ele yapışan bir hamur elde edene dek yoğurun. Üzerini temiz bir bezle kapatıp sıcak bir ortamda mayalanmaya bırakın. (Ben yarım saat kadar ısınan fırının üzerinde beze sarılı olarak beklettim) Normal oda sıcaklığında 1 saat beklemesi güzel sonuç verecektir)
  • Hamur hazır olduğunda, sıvıyağ ile yağlanmış veya yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine alın. Ellerinizle hafif bastırarak yayın hamuru. Yalnız hamuru çok ince bırakmayın. Ekmeğiniz kuru kuru olur.
  • Parmaklarınızla üzerine bastırarak çukurlar oluşturun.
  • Sarımsaklı ve biberiyeli yağınızı bir yumurta fırçasıyla hamurun üzerine sürün. Sarımsak ve biberiyeyi her yerine dağıtın.
  • Varsa iri tuz serpin üzerine biraz. (Benim iri tuzum yoktu çok az sofra tuzu serptim.)
  • 200 derecede ısınmış fırında kabarıp üzeri kızarana dek pişirin.
  • Sıcak yemenizi tavsiye ederim :)
Görüşmek üzere.

13 Kasım 2012 Salı

Fındık Kremalı, Fındıklı Cupcake

Bu yazıyının fotoğraflarını düzenlemeye sabah 9'da başlamıştım. Ama sürekli işler, telefonlar yüzünden bir türlü bitirememiştim. Şimdi 10 dk içinde bakalım yetişecek mi :)
Bu acelem evdeki hengame (boyama, tadilat işleri bitti ama ortalığı toparlamaya fırsat olmadı) arasında yazı yazmaya fırsat bulamayacağımdan. Aslında fırsatım olsa  bile yazamam çünkü bilgisayar masamı da  boyadık ve boyası iyice sertleşmeden bilgisayarı üzerine koymak istemedik. Yerde duruyor öylece. Ama çok güzel oldu :) Biz söylemeden anlaşılmıyor boyama olduğu :))
Neyse kısa kesip sizleri fotoğraflarımla başbaşa bırakıyorum.




Fındık unu, fındık kreması ve parça fındıkla yaptım bu kekleri. Tam bir fındık bombası oldu anlayacağınız :) Aslında bu ara cupcake yapmak niyetim yoktu ama yeni kalıbımı denemek uğruna yaptım bunları. Yeni şeylere dayanamıyorum da :))



Çiçeklerimi de es geçmeyim. Erkek arkadaşımın aldığı bu minyatür karanfiller çok sevimliydi. Bu çiçekleri kullanmak için kaç tarif yaptım bilseniz :)) Neyse gördükçe anlarsınız bunlar o çiçekler diye :)

Fındık Kremalı Cupcake
Malzemeler
1+1/2 cup un
2 yemek kaşığı fındık unu
2 yemek kaşığı fındık kreması/ezmesi
2 yumurta
1 cup süt
50 gr tereyağı -yumuşak
1/2 cup tozşeker -daha şekerli sevenler artırabilir.
1 çay kaşığı kabartma tozu
Yarım çay kaşığı karbonat
10-12 adet kavrulmuş bütün fındık

Yapılışı
  • Fırını 180 dereceye ayarlayıp ısınmaya bırakın.
  • İyice yumuşamış tereyağını mikser kullanarak tozşeker ile birlikte krema haline gelene dek çırpın.
  • Yumurtaları teker teker ekleyip iyice karışıp, tozşeker eriyene dek çırpın.
  • Sütü ekleyip karıştırın.
  • Unları, kabartma tozunu ve karbonatı ayrı bir kasede iyice karıştırın ve eleyerek sıvı karışıma ekleyin.
  • Fındık kremasını da ekleyip tahta bir kaşıkla güzelce karıştırın.
  • Cupcake kalıplarına 1'er dolu yemek kaşığı olarak paylaştırın.
  • Üzerlerine irice kırılmış, çoğunlukla yarım kalmış olan fındıkları serpin  ve bir çatalla çok hafif içeri itin. Tam batmayacaklar ama.
  • Isınmış fırında kabarıp üzerleri kızarana dek pişirin. Kalıplara ve fırına göre süre değişir.

Görüşmek üzere!


Tasarım:Sawako Kuronuma